13 Ocak 2018 Cumartesi

59 ‘ DEVİRİP 60 ‘ A MERDİVEN DAYAMAK



Daha öncede söylemiş ve yazmıştım, yaşadıklarımız bir an gibi, yaşanmışlıklarla yaşanmamışlıklar/ yaşanamamışlıklar arasında, hayat bir illizyonlar serisi. Her an bunun idrakinde olan birisi olarak, her yıl hatırlanıp bunun hatırlatılmasını istemediğimden bu sene sosyal terapi alanlarından biri olan facebooktan doğum günümü silmiştim  ancak babasını sevdiği için duygularını aşağıdaki satırlara döken oğluma sadece kuru bir teşekkür ederim demek bana yeterli gelmedi ve kendimce bazı algı ve açıklamaları yazmak istedim.

Sahip olduğunuzu sandığınız her şeyi yitirebilirsiniz ama duygularınız hariç, o duygular ki niyetlerimizin temelidir. Ancak şunuda sarfı nazar etmemek lazım herkes duygularını çok açık bir şekilde ifade edemez, bunun en bariz sebebi yaşanan ortamların paranoid ve ziyadesi ile güvensizliğidir,  geneli incelerseniz içinde yaşadığımız toplum duygularını kinaye ile ifade etmeyi daha çok benimser vaziyettedir. Mış gibi yaşayan bir toplum haline geldik bu durum duygu ve düşüncelerimize de sirayet etmiş vazyette. Bu olumsuzluklara rağmen duygu ve düşüncelerini net ifade edebilen insan olmak ve bu paraleldeki evlatlara sahip olduğum için mutluyum, sağolun varolun evlatlarınızda inşaallah sizler gibi olur.

Bu arada  doğum günümü kutlayan arkadaş, akraba ve kuzenlerime de ayrıca teşekkür ederim, iyiki varsınız Allah eksikliğinizi vermesin. Evlatlarınız niyetinizin samimiyetine inanan insanlar olsunlar.

“ Bir çocuk düşün. Aklı ermeye başlamış boyu bacağına geliyor. Sana hayran. Sana hayran hayran bakıyor. Sen farkında değilsin.
Hayat denen masa kurulmuş bir sürü insan var. Çocuk uzakta, sana bakıyor. Her hareketine öyle hayran bakıyor ki… Sen farkında değilsin.
Sen hala farkında değilsin ama sana olan hayranlığından hiçbir şey yitirmedi bu çocuk.
Şimdilerde babam, her aynaya baktığımda seni görüyorum. Bu yaşlardaki seni düşünüyorum. Yaşadığım her şeyde seni düşünüyorum. Senin zorluklarını, kavgalarını, mücadelelerini, kahkahalarını, isteklerini, meraklarını, hayatın senden aldıklarını, hayatın sana vermediklerini, dualarını, yalnızlıklarını…  Senin gittiğin yolun yarısındayım. Bu yaşadığın acı ve tatlı şeylerin yarısı etmez biliyorum. Çünkü öyle eşit bir fonksiyonu yok hayatlarımızın, herkes kabına göre acı çekiyor. Ama işte şimdilerde senin parçan olduğumu daha çok hissediyorum.
Sen yanımda yoksun ama aynaya bakıp seni hayran hayran izliyorum şimdilerde. Eksikleri oluyor senin hikayenin. Bazen seninle ilgili kurduğum hikayelerde nerede ne yaptığını bilmiyorum. İşte o vakit kendime bakıyorum ve eksikleri dolduruyorum. Ne de güzel parçanım senin diye içim sevinçle doluyor.
Sen babam, farkında değilsin sana nasıl hayran olarak yaşadığımın/yaşayacağımın. Bazen de kendimi ‘şimdi burada olup bu durumu görseydi ‘ böyle tepki verirdi diyorum ve kahkaha atarken yakalıyorum kendimi. Bazen bir insan görüyorum, bir insanla konuşuyorum, sadece senin ve benim gördüğümüzde kahkahalara boğulacağımız cinsten bir insan. O zaman acıyor kalbimin bir köşesi ama eminim senin de başına geliyordur ve eminim sen de benim gibi ikimizin yerine gülüyorsundur.
Ben senin parçan olduğumu şimdilerde daha iyi anlıyorum. Bana söylediklerini, öğüt ettiklerini. Daha iyi anlıyorum. Daha iyi hissediyorum senin hislerini, acılarını. O zaman daha da hayran oluyorum. Senin gibi bir baban yokken yaptıklarını görüyorum. Senin gibi bir babam varken bile yapamadıklarımı ve yapamayacaklarımı J
Kalbimden senin ile ilgili dilediğim şeyleri ama böyle ‘can-ı gönülden’ dilediğim şeyleri yazsam buraya sığmazlar. Ama iki en iyi dostun, en iyi yanı da budur ki, birbirilerine anlatmadan, içinden geçenleri anlarlar.
Sen, benim en iyi dostum, babam, oğlum, arkadaşım, dert ortağım, dayanağım, güvencem. İyi ki doğmuşsun. İyi ki pes etmeden yaşamışsın, iyi ki senin parçan olmuşum. Sen, bana kattıklarını belki bazen, şöyle arkana dönüp baktığında göremiyorsundur. Ama bilesin ki hepsi benim gözümün önündedir. Sana ömrümce hayran olacağım, seninle ömrümce gurur duyacağım.
Allah gönlünün istediklerini nasip etsin. Dilerim ailemize katılacak yeni küçük parçaların olurlar ve sana yetişemediğimiz kısımları yakalayarak senden nasiplenirler.

Ellerinden, yanaklarından, gözlerinden, alnından hasretle ve sevgiyle öpüyorum. Seni çok ama çok seviyorum benim canım babam.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder