Hindistan menşeli antik bir hikâyedir ve Budizm, Jainizm,
Hinduizm ile İslam tasavvufunda (özellikle Mevlânâ'nın Mesnevî eserinde)
sıklıkla kullanılır.
Hikâye,
insanların mutlak hakikatin yalnızca kendi deneyimledikleri kadarını
kavrayıp bunu bütünün tek gerçeği sanmalarını ve bu yüzden tartışmaya
tutuşmalarını anlatır.
Allegorinin Kurgusu
Karanlık bir
odada veya bir köyde daha önce hiç fil görmemiş ve görme engeli olan altı adam
bir filin yanına getirilir. Her birinden file dokunarak onun nasıl bir şey
olduğunu tanımlamaları istenir:
- Hortumuna dokunan adam: "Fil
tıpkı kalın bir yıla benzer," der.
- Kulağına dokunan adam: "Hayır,
fil geniş bir yelpazedir," der.
- Bacağına dokunan adam: "Saçmalamayın,
fil tıpkı sağlam bir ağaç gövdesidir," der.
- Böğrüne (Gövdesine) dokunan adam: "Hepiniz
yanılıyorsunuz, fil sert bir duvardır," der.
- Kuyruğuna dokunan adam: "Fil
sadece eski bir halat ya da ipten ibarettir," der.
- Dişine dokunan adam: "Yanlış,
fil sivri ve pürüzsüz bir mızraktır," der.
Adamların
her biri kendi sınırlı deneyiminden emin olduğu için diğerlerinin yalan
söylediğini düşünür ve aralarında şiddetli bir tartışma başlar. Hepsi kısmen
haklıdır, ancak hiçbiri bütünün bilgisine sahip değildir.
Sembolik Anlamları ve Felsefi Çıkarımlar
- Fil: Mutlak hakikati, evrensel
gerçeği veya tanrısal özü temsil eder.
- Kör Adamlar: Sınırlı duyuları, bakış
açıları ve ön yargılarıyla gerçeği anlamaya çalışan insanoğlunu temsil
eder.
- Dokunulan Uzuvlar: İnsanların göreceli
(subjektif) deneyimlerini, farklı inançları, ideolojileri ve
perspektifleri simgeler.
Temel Dersler
- Görecelik (Perspektif): İnsan zihni hakikatin tamamını
tek bir açıdan kavrayamaz. Herkes kendi penceresinden gördüğü parçayı
"bütün" zanneder.
- Çatışmaların Kaynağı: Dünyadaki fikir
ayrılıklarının, inanç tartışmalarının ve dogmatizmin temel sebebi; kendi
parçasına tutunup diğer parçaları reddetmektir.
- Mevlânâ'nın Yaklaşımı: Mevlânâ bu hikâyeyi Mesnevî'de
anlatırken şöyle der: "Herkesin elinde bir mum olsaydı, oda
aydınlanır ve hepsi aynı şeyi görürdü." Buradaki mum; kâmil akıl,
empati ve bütüncül bakıştır.
Bu aleğoriyi Bilge Özgenin güftesiyle
bağlayalım...
Arıyı çiçekte dalda sevelim
Çiçeği petekte balda sevelim
Sevdiğim gönülde kalda sevelim
Arı dalda,çiçek balda,sen bize
Görecek gönül ver,verde sevelim
Bakarsan
dünyaya gönül gözüyle
Görürsün herşeyi gerçek yüzüyle
Kovanda bal olur çiçek özüyle
Arı dalda,çiçek balda,sen bize
Görecek gönül ver, verde sevelim
Görmezse
o gözler gönül neylesin
Kadrini bilmezsen ömür neylesin
Sevgiyi gerçekten bilen söylesin
Görse gözler, güler yüzler sen bize
Görecek gönül ver verde sevelim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder